Hayatınızda Uzun Kuyruk oluşturdunuz mu?

Hayatınızda yapmak istediğiniz değişiklikler oyle birden bire olmuyor. “So I start a revolution from my bed” şeklinde bir gün kalkıp, hayatında büyük değişiklikler yapma arzuları sadece şarkılarda kalıyor. İşimizden memnun değiliz, ama değiştirmek için hiçbir çaba sarfetmiyoruz. Arkadaşlarımızdan memnun değiliz, ancak onlara pozitif katkı sağlayacak aksiyonlardan kaçınıyoruz. Yaşadığımız şehirden memnun değiliz, başka bir şehre, ülkeye taşınmayı planlamıyoruz. Kariyerimizden memnun değiliz, ancak farklı kitaplar okuyup, eğitimler alma yönünde bir ilerleme kaydetmiyoruz. Fazla kilolarımızdan rahatsısız, ancak hala abur cubur yemeye devam ediyoruz.

Çevremden gördüğüm kadarıyla bu atalet durumunun tek nedeni herkesin bir ilham beklemesi. Tabiiki bu ilhamın gelmesi bazılarında ayları, bazılarında yılları bulabiliyor, bazılarına da ömür yetmiyor. Peki bu durumda ne yapmalı?

Deneyimlediğim kadarıyla uzun kuyruk yani long tail teoremini hayatımıza uygularsak, planlı bir şekilde istediğimiz kişi olma yolunda ilerleyebiliriz. İşe long tail yani uzun kuyruk teoremini anlayarak başlayalım.

Uzun Kuyruk Teoremi Wired dergisin’de Ekim 2004’de Chris Anderson’un yazdığı bir makale ile gündeme geldi.  Chris Anderson’un Amazon ve Netflix gibi sitelerin iş modellerini açıklarken kullandığı teoreme göre, bir e-ticaret sitesinin yeterince büyük olması durumunda ,  talebi ya da satışı az olan ürünlerin toplam satışının, en çok satan ürünlerin toplamından daha fazla olabiliyor. Yani e-ticaret sitelerinde aslında yıl içerisinde 1-2 defa satılan ürünlerin toplamının, sitenin toplam gelirinin %80-90 kadarını oluşturabileceğini savunuyor.  Bu sebeple de e-ticaret siteleri stoklarında bulunmasa bile birçok ürünü listelerinde tutabiliyor.

Chris Anderson teorisini film, müzik ve kitap satışlarına dair verdiği örneklerle pekiştiriyor. Justin Bieber, David Guietta ve Daft Pank gibi ünlü sanatçıların albümleri ne kadar çok popüler olsa ve çok satsa da, az tanınan müzisyenlerin albüm satışlarının toplamının bu tip ünlü sanatçıların albüm satışlarına göre çok çok fazla olduğunu görüyoruz.

Uzun Kuyruk teoremin 3 şekilde uygulanabiliyor. Buna göre siteler çok çeşit bulundurmalı, fiyatları mümkün olduğunda düşük tutmalı ve bu ürünler site içi gelişmiş arama motorlarıyla rahatça bulunabilmeli.

Uzun  kuyruk teoremi arama motoru optimizasyonu yani SEO çalışmalarında da kullanılabiliyor. Bildiğimiz gibi SEO, sitelerin Google, Yahoo, Bing gibi arama motorlarının organik arama sonuçlarında belirledikleri anahtar kelimelerde ücretsiz olarak üst sıralarda çıkması için yapılması gereken çalışmaların bütününü kapsıyor. SEO’ya duyulan ilgili ve rekabet arttıkça tek kelimelik anahtar kelimelerde sitelerin süt sıralarda görülmesi giderek daha zor bir hal alabiliyor. Siteler bunun yerine 2’den fazla anahtar kelime içeren kelime öbeklerine odaklandıkları zaman, aranma hacimleri azalsa bile daha niche ancak daha odaklı bir kitleye ulaşmış oluyorlar. İkiden fazla kelimeyle yapılan aramalar ise ilgili sitenin toplam arama hacminin %80’inden fazlasına tekabül edebiliyor.

Biraz karıştı galiba? Durum şu ki az da olsa devamlı yapılan uygulamalar bizi istediğimiz kişi olma yolunda ilerletiyor. Yıl içerisinde ufak ufak değiştirdiğimiz özelliklerimiz, azıcık da olsa aldığımız eğitimler, öğrendiğimiz belki de 2-3 satırlık bilgiler  yıl sonunda bizi biz yapan bütünü oluşturuyor. Dolayısıyla siz siz olun, ufacık da olsa yaptığınız her şeyin hayatınıza, kariyerinize v.s etki ettiğini hatırlayın ve hayatınızdaki en ufak detay bile önem gösterin 😉

Makaleyle birlikte izlenmesi tavsiye edilen videolar ^_^


 

 

 

 

Bir Cevap Yazın