Türkiye'den İnovatif Manzaralar

Son bir iki yıldır Türkiye’nin de gündemine gelmiş en ünlü konulardan biri inovasyon. Nedir şu inovasyon? Kimi sadece Bilgi Teknolojileri’yle ilgili bir terim olarak görürken, kimi de pazarlama, satış, üretimde inovasyonun nasıl olabileceğini merak ediyor.

İnovasyonu kısaca, bir ürün veya hizmet üzerinde katan değer sağlayan yenilikçilik olarak tanımlayabiliriz. Nasıl “sound” kelimesi Türkçe’de tam olarak “ses” manasına gelmiyorsa, inovasyon’u da yaratıcılık veya yenilik olarak değerlendiremiyoruz. Zaten terim İngilizce kullanılıyorsa hemen herkesin ağzına sakız gibi yapışıyor ve önüne gelen herkes atıp tutmaya başlıyor.

Seth Godin’e göre inovasyon hayatın her alanında var. İnovatif bir fikir düşünmek ve eyleme geçirmek için sadece durup etrafa bakmamız ve düşünmemiz yeterli. Godin’e göre düşünürsek, bardak içinde mısır satma fikri bile bir inovasyon. Hepimiz yıllarca evlerimizde, sokakta sayısız mısır tükettik. Kimimiz mangalda kimimiz haşlanmış olarak yedik. İçinde mısır içeren birçok besin maddesi tabii ki var ama kimin aklına gelirdi, mısırın tanelerine ayrılıp 4–5 katı fazlasına bardakta satılacağını? Türk insanı olarak inovasyonu da kopyalamayı bildik ve bir firmanın ardından birçoğu daha aynı şekilde mısır satmaya başladı. Üstelik bu firmalar yalnızca ilk çıkanı kopyaladı. Üzerine ek bir yenilik getirmeyi düşünmediler bile. Bu da Türk insanı olarak kopyalamayı ne kadar çok sevdiğimiz bir kez daha ortaya çıkardı.

Bir de inovasyonu anlatmayı seven ve bunun üzerine para kazanana bazı medyatik sözde akademisyenlerimiz var. Kimi zaman gurme olarak yazı yazan bu akademisyenler, kitaplarının daha çok satmasını sağlamak amacıyla birçok yerde inovasyon hakkında yazılar yazıyor. Ancak verdikleri örnekler çoğu pazarlama kitabında olduğu gibi yabancı ülkelerden alınma. Akademisyenlerimiz Coca Cola, P&G;, Ford vb. firmaların nasıl inovatif faaliyetlerde bulunduğu yazarlar, ama Türkiye’den verecek bir örnekleri bile yoktur. Dahası Türkiye’yi bu konuda yetersiz buldukları için yabancı örneklere yer verdiklerini söylerler.

Türk insanı olarak bazı inovatif buluşlarımızı da “cin fikir” olarak görüp dışlamak gibi de bir huyumuz var. Bazen de çalıp çırptığımız fikirleri inovatif olarak aktarırız.

Türkiye’den de iş modellerine inovasyonu uygulamış ve pazarlamanın her türlü kolunu çok iyi kullanan örnekler var.

Bu örneklerden birincisini tesadüfen Mahmutbey pazarında görmüştüm. Pazardan sebze, meyve almakta bir sakınca yoktur da, iş giyecek almaya geldiğinde herkesin aklında soru işaretleri kalır. “Acaba aldığım ürün eve geldiğimde üstüme uymazsa”, “Giydikten hemen sonra dikişleri atarsa” vb. sorulardan kurtulamayız. Mahmutbey’deki pazarcı, tüketicinin kafasını meşgul eden bu sorulara bir çare bulmuş. Bütün poşetlerine hangi gün, hangi pazarda tezgah açacağını yazmış ve cep numarasını eklemiş. Dolayısıyla Salı günü Mahmutbey pazarında aldığınız bir gömlek, eve geldiğinizde üzerinize uymuyorsa, Cuma günü Beşiktaş pazarında aynı pazarcıyı bularak ürününüzü değiştirebiliyorsunuz. İşte pazar araştırması, işte tüketici sadakati, işte CRM, işte satış, işte size pazarlamanın 4P’si, hatta 5.P’si.

Diğer can alıcı bir örnek ise pazarlama derslerinde okutulacak türden. www.hediyeposter.com sitesinden bahsediyorum. Sitede aklınıza gelebilecek her türlü sinema afişinden, en çok hoşunuza gideni seçip, uygun fotoğraflarınızla birlikte sipariş verebiliyorsunuz. Tüm işlemler mail yoluyla gerçekleştiriliyor. Sitenin tasarım ekibi afişteki ünlü oyuncuların fotoğraflarıyla sizinkileri değiştiriyor. Böylece en sevdiğiniz filmin başrolünde siz ve bir arkadaşınız, aileniz, sevgiliniz veya yalnız siz oynayabiliyorsunuz.

Tasarımdan, resimden oyuncu isimlerine kadar her şeyi kendinize göre uyarlayabiliyor, dilerseniz size özgü konseptler de oluşturabiliyorsunuz. Site, nihai tasarımı size göndermeden önce onayınıza sunuyor. Düşük çözünürlüklü bu onay afişi üzerinde beğenmediğiniz yerleri belirtip, tekrar tasarlanmasını isteyebiliyorsunuz. Afiş içinize sindiği zaman onayını veriyorsunuz ve posteriniz 2 iş günü içerisinde elinizde.

Sitenin kurucuları öncelikle niş bir alan hedeflenerek inovatif bir davranış sergilemişler. Sipariş ve onay sürecini müşterilerden gelen talebe göre şekillendirmiş ve müşteri memnuniyetini ön planda tutmuşlar. Müşterileri segmente ederek, her türlü segmente göre alternatifli ürünlerini sunmuşlar. Üstelik ürünler her müşteriye göre konfigüre ediliyor. Site yöneticilerine mesai saatleri içinde telefon ve diğer saatlerde de 24 saat mail ile ulaşmak mümkün.

Tam bir niş pazarlama örneği. İyi tasarlanmış bir süreç ve mutlu müşteriler. İşte tam bir ürün ve süreç inovasyonu…

Bir Cevap Yazın